Bir sözde mezar kelimesi geçtiğinde ilk aklıma gelen şey ölümdür. Peki "ölüm"ü duyduğumuzda aklımıza ilk gelen şey ne? Aslında bu soru, bizler gibi ölüm kelimesini duyduğunda ağzının tadı bozulan, kara kara düşünmeye başlayan ve bu yüzden olsa gerek bırak söz etmeyi, bu kelimeyi hatırlamak dahi istemeyen birçok insana sorulduğunda kolay kolay cevap bulacak bir soru değil.
Bu kelimeden, bu kelimenin ifade ettiği gerçeklerden bu kadar uzak durmak istememizin sebebi ise kendimizi bu gerçeğe hazırlamamış olmamızdır bence.
Peki ne yapmalı da mezara, ölüme hazırlanmalı?
Bugün müslüman olduğunu söyleyen fakat "Allah'a teslim olmak" anlamına gelen müslümanlığın gereklerine uymayan milyonlarca insan müslüman (!) var.
Adama soruyorsunuz, "Madem ki müslümansın; o halde neden namaz kılmıyorsun, neden oruç tutmuyorsun, neden Hacc'a gitmiyorsun?" Yapılan sorgu karşısında bir bahane arayan adam, kısa bir süre sonra sorulan soruya net bir cevap bulduğunu ve bu sorgudan çabucak sıyrılıp yarım kalan dünyevî işlerine devam etmek istediğini belirten gözlerle size bakar ve cevap verir, "Bu dediklerin güzel şeyler de, henüz erken, daha genciz, ileride onların da zamanı gelecek." der. Sanki sizi kandırmak veya başından atmak için verdiği bu cevapla hem namazın, orucun, ibadetlerin güzelliğine ve yapılması gerektiğine şahitlik eder hem de dinin sanki yalnızca yaşlılara gönderildiğini ifade edercesine "daha erken" der. Halbuki bilmez ki kişi yalnız yaşlılığından hesaba çekilmeyecek, bilmez ki gençken sahip olduğu gücü ve enerjiyi Allah yolunda ibadet için kullanmasının daha hayırlı ve Allah'ın rızasını kazanmaya daha yakın olduğunu. Hem hangimiz eminiz ki yarına sağ çıkacağımızdan ki ibadetlerimizi erteleyip duruyoruz.
Ölüm bir gün hepimize gelecek. Belki bugün, belki yarın. Mezarlar her zaman bize hazır.
Peki biz onlara hazır mıyız?
Muhammed Malik

teşekkürler mücadeleye devam
YanıtlaSilçok güzel yaazmışsınız. insanlar bu yazıyı okuyunca ölüm korkusu gelir içlerine ve az da olsa düzelmeye çalışırlar çok faydalı bi yazı
YanıtlaSil